
04 Aralık 2009
12 Ağustos 2009
kefal

kefal balığını tanıyanlar kendi aralarında ikiye ayrılır:
1) balığı görünce "kefal mı o?" diyenler.
2) balığı görünce "kefal mi o?" diyenler.
_hüseyin
21 Temmuz 2009
hayat nasıl gidiyor

gayet güzel gitmekte. dünyalar tatlısı bir sevgilim oldu her koşulda kahrımı çekecek birini buldum. aslan parçası bir köpeğim var ismi ateş. arada balıkçılık yapıyorum eski performansımı kaybetmedim dahada arttığını söyleyebilirim. okulu bitiricem bu ay sonuna kadar staj belasından kurtulucam. eray arkadaşımın işini yapıyordum biraz fazla tembellik yaptım çocuğada ayıp oldu. "sağlam projeler 2 haftada üretilmiyor" diyede kendimi haklı çıkarayım :p
askerlik belası var önümde okulla ilişkimi kesince şubeye gidicem hazır asker sayılırım ;) askerlik belasıda çıkınca aradan tamamen özgür kalıcam. dahada ciddi bir herif olucam geri döndüğümde. yapıcaklarımı askerde planlamaya uzunca zamanım olucaktır.
hayatı iki kişilik yaşamaya başladım gelecek kaygısı artsada sevgilimin ellerini tutuyorken her türlü soruna kabadayılık yaparım (kralına gider durumu).
2009 güzel girdi bana. iyi anlamda girdi kötü olabilcek bir durum yaşamadım daha. sağlığım gayet yerinde. 3-5 arkadaşla ters düşsemde sorun yok. arkadaşlık bir yere kadar takcaklar sepetlerini kollarına bakcaklar yollarına. olması gerekenler olmakta.
yukarıdaki fotoğraf var birde nedir lan bu dedirticek :) sevgili arkadaşım mesut ayakları çatlamış krem sürdü kuru tutmak içinde o cins çorapları giydi karikatür gibi dolaştı ortalıkta. aynı çoraplardan sevgilimede alıcam bir kaç çift :B
teknemi çektim marketin duvarına yasladım. sevgili federasyon bir af çıkarttı aralık sonuna kadar geçerli. motor uydurabilirsem ÖTB'sini çıkartıcam. o sorunda hallolursa benden zengini yok diyebilicem :) az ile mutlu olmak gayem.
az olsun benim olsun, benim oldumu yüceltirim ben onu.
tanrının eli değmiş gibi..
_hüseyin
07 Nisan 2009
24 Mart 2009
umarım!..
"sen kim olduğunu söylüyorsan o olursun ve hayat sen onu ne yapmaya karar verdiysen ona dönüşür." ali karakuş
doğru demiş. yalçın bostancı'nın zalim parçasının sözlerini yazan kişi imiş bu abi yeni öğrendim.
"arkandan el sallarım diye mi korktun? son kez kırdın kalbimi zalim.."
yalçın bostancı bir dönemime damgasını vurmuş, o eşsiz yorumuyla duygulu deryalarda gönül teknemi epeyce sarsmış bir şahıs. kaseti tamamen rastlantısal olarak elime geçmişti. star gazetesinin bir dönem tutmayan kasetleri promosyon olarak dağıtması, markete gelen kasetlerin bir kısmının iade edilmeyip bir köşede unutulması, o unutulan kasetlerin araştırmacı aylak ben tarafından keşfedilmesi ve kır saçları ortadan ayrık daha çok pansiyon işletmecisini andıran abinin kasetini kıytırık kasetçalara yerleştirmem benim bugün bu yazıyı yazmamın sebebi.
sevgili arkadaşım zafer facebook'ta paylaşmış aşağıdaki parçayı. bir zamanlar google ile yalçın bostancı ile alakalı tüm sayfaları bulmuş, gözden geçirmiş birkaç ufak bilgi kırıntısından başka birşeye rastlayamayıp ümidimi kesmiştim. yine bir tarama gerçekleştirdim bugün. youtube'da var birkaç parçası ve birkaç yerde ilk albümü. fakat benim sevgili arkadaşımın (kulakları çınlasın) kaybettiği albüm yok.
yalçın bostancı, rahmetli kerim tekin'in yaz aşkım filminde yalçın usta olarak rol almıştı.
yaz geliyor. bir yaz aşkı hiçte fena olmaz :)
dün kafayı rahat rahat kıralım diyerek yazlık tarafına kaydık. sahile indik bir bakayım dedim esintiye ne alemde diye. gittim yanına tamda tahmin ettiğim gibiydi. babası belirsizin teki ön camına uçan tekme atıp ikiye bölmüştü. umarım gören birileri vardırda kim olduğunu bana iletirler.
umarım!..
_hüseyin
17 Mart 2009
technologic
buy it, use it, break it, fix it,
trash it, change it, melt - upgrade it,
charge it, pawn it, zoom it, press it,
snap it, work it, quick - erase it,
write it, cut it, paste it, save it,
load it, check it, quick - rewrite it,
plug it, play it, burn it, rip it,
drag and drop it, zip - unzip it,
lock it, fill it, curl it, find it,
view it, coat it, jam - unlock it,
surf it, scroll it, pose it, click it,
cross it, crack it, twitch - update it,
name it, rate it, tune it, print it,
scan it, send it, fax - rename it,
touch it, bring it, obey it, watch it,
turn it, leave it, stop - format it..
_hüseyin
02 Mart 2009
esinti

önceleri görürdüm kuma gömülmüş halde ne kadar yakışıklı derdim. döndü dolaştı bana kaldı. fakat belge çıkartamıyorum. lanet sistem beni dellendirmeye devam ediyor. parasını verip aldığın malın senin olduğunu ispatlayacak belgeyi alamıyorsun. sahil güvenlik çevirdiğinde ise malına el koyuyor, yetmezmiş gibi cezada kesiyormuş. sahibi zaten çoktan vazgeçmiş onu o halde kıyıya terketmiş, yaşı desen benden fazladır nasıl fatura ile belge bulayım ben buna?
sistem kendi koyduğu kanunları kendisi çiğnettiriyorsa benim suçum ne?
_hüseyin
03 Şubat 2009
12 Ocak 2009
05 Ocak 2009
başlıksız

gittin gideli bebek; votka, rakı şişelerinden çıkan cam bilyeleri biriktirir oldum..
_hüseyin
03 Ocak 2009
başlıksız
h: canısı uyuyon sen?
n: yok mektup yazıodum
h: mektup ne alaka
n: ağrıdaki kardeşim aytene
h: ohaaa
h: eee beni kendisine rolmodel seçen birinden bu beklenebilir
n: nasıl yaa
h: kimin kardeşi diyip kendi kendime böbürleniyorumda
sabahın altısında geçen ve sonu kardeşimin "bencil herif" demesiyle biten diyalog. kardeşini seç kampanyasında kardeş edinmiş kendine bizim ufaklık. cix davranışlarına bayılıyorum bu kızın. kimin kardeşi ;)
sonunda parça parça kendimi yoketme çalışmalarım meyvelerini veriyor. tahminlerime göre gastrite bağladım mideyi. sağlıklı yaşam için gırtlaktan kısıcam artık, kesin kararımdır. sigarayı on sene kadar sonra bırakıcam, çok geçte olabilir on sene, şimdilik aksini düşünmüyorum.. alkolden ve diğerlerindende daha vazgeçmicem. herşeyin zamanı var ve hayat uzun. tadını çıkartıyorum ;)
_hüseyin
31 Aralık 2008
başlıksız
anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.
kaynak: vikipedi
_hüseyin
29 Aralık 2008
ilhan irem - aspirin
uyuşuk müşterileri zamanımın..
gidin.. güle güle..
ihtiyacı var vızıltılarınıza
başka diyarların..
beni bırakın kaosunda radio'nun..
ilgilendirmiyor beni köftelik muhabbetleriniz
yada burnuma saldıran rugan ayakkabılarınız..
soğanlı lahmacun kokusu..
siz farkında değilsiniz,
hayret doğrusu..
yaşayan bir leş gibisiniz,
mümkünatı yok görmenizin aydınlığımızı..
acılı bıyıklarınızla fethedin
güzelim ülkemin kalbini..
ikindirik birşeyler olun..
kendi çapınızda..
kütür-kütür kırın potları..
tohumuna para mı verdiniz?
karartın ışıkları,
ışığımızı..
biz de utanmadan size ürünler sunalım
altın tabaklar içinde..
kırılıp dökülelim karşınızda
başka biçimde..
aspirin ulan ordan!..
kimsiniz?
asık yüzlü körleri
şu gülen dünyanın..
en baba hayaliniz,
sollamaktır mercedes'leri
benim ruhum arşınlıyor başka galaksileri..
siz beni dinlemeyin
müdür olun, bakan olun,
başbakan, cumhurbaşkanı!..
jüri olun mesela..
kurullar kurun baba-baba..
satisfaction komplekslerinizi..
dokuz kuşağa yetecek yıldız var
alnımda..
kanatıyorsunuz,
galatasaraylı yapıyorsunuz onları da..
ne kadar zor göstermek size
yarınlarınızın kirli tırnaklarını..
kaç kat inmek gerek
yanınıza gelmek için
gökler beni bekliyor,
aspirin!..
ilhan irem parçasıymış, çok baba sözler fakat parça kayıp. bulup bana getirenin ödülü üç aşağı-beş yukarı..
_hüseyin
geleceğin dolar milyoneri
kendi deyimiyle "geleceğin dolar milyoneri". buraya yazıyorum bu adam milyoner olamasada çok işler başarıcak..
şekle kanmayın..
şekilsiz kalmayın ;)
_hüseyin
26 Aralık 2008
İstanbul'un Sualtı Yaşamı Belgeseli
bu yaz yaban tv'de iki kere denk gelmiştim bu belgesele, ikisindede yarısından itibaren izleyebilmiştim. aklıma gelmişken ufak bir arama yaptım iski'nin sitesinde çıktı karşıma iki parça halinde. önce sothink web video downloader for firefox isimli aleti buldum sitelerdeki embed videoları araklayabilen. araklanan parçaları avidemux denilen aparatla birleştirdim yahoo video'ya upload ettim ardından, benim gibi meraklısı çıkar diyerekten.
alptekin baloğlu ve ekibi çekmiş, seslendirmesinide okan bayülgen yapmış.
bu tip projelerin devamı gelsin, marmarayı seviyorum ;)
_hüseyin
22 Aralık 2008
naptım ben orda?
istanbul'a diye çıktım yola..
maaşım olucaktı, yeni ortamlar görücektim, insanlar beni tanıyacaktı, saksı saksı çiçeklerim olucaktı, kariyer falan yapıcaktım :B hesaplar tutmadı tabi. önce ikitelli organize sanayi bölgesi denilen bir yeri tanıdım, ardından başakşehir.. ramazanıydı, bıyıklısıydı, bilmem ne beyi bilmem ne hanımı derken bir ay boyunca çalıştım.. sabah 9, akşam 7 cumartesileride dahildi bu tempoya. valla çalıştım kendime hayret ederek hemde. işler kolaydı, bütün gün oturduğum yerde resim çiziyordum karşılığında para alıcaktım..
neden sıkıldım?
sabah 8'de kalkmak sorun değildi, kalkıyordum işe gidiyorduk mesai bitiyordu eve geliyorduk. eve geldikmi ilk iş kafayı kırmaktı. yemek sonra geliyordu. gittim gideli her akşam esrara takıldık. son günlere kadar sorun yoktu. bir kaç gece üst üste uykusuz kalmam sinirlerimi germişti. sondan bir önceki gece yine uykusuzluğa mahkum edilmem kopma noktasına getirdi beni. uykusuzdum, bünye yorulmuştu, o sabah ilk defa gözaltı torbalarımın şiştiğini farkettim. ki ben deli gibi alkol ve uyuşturucu kullanan biriyim..
neden bıraktım?
sosyal denilen bir hayat yoktu orada. dört bir yanım allahçı tayfasıydı, deniz çok uzaktı, gezip tozmaya mekan yoktu.. şehir dışında bir yerdi bulunduğum bölge. ve birde insanlıktan zorla çıkarıldığımı farkettim, robotlaşmak gibi. işe git eve gel, yat kalk işe git eve gel, yat kalk işe.. bunlar genel sebepler ince olanlara girmicem..
orada yeni insanlar tanıdım, çoğunu sevdim, onlarda beni sevdi. iyisiyle kötüsüyle geçti bir ay ve burdayım.. hazır burdayken tadını çıkarayım, önce istavritleri yutayım sonrasında iki bira çakayım kendime geleyim ;)
_hüseyin
18 Kasım 2008
05 Kasım 2008
başlıksız
birkaç gündür laptopla boğuşuyorum. elimdeki ondan fazla windows cdsinin çalışmaması, ardından netten indirdiklerimden abuk subuk hatalar almam hayattan soğuttu.. aldığım işi halletmem, ilk taslağı sunmam gerekiyor. bir hafta adaptör yüzünden rötar yapmıştım, 3-4 gündürde sistem yüzünden oyalanıyorum. cinnete beş kalmıştı ki kanki yetişti imdadıma.. onada dedim "bu devirde kaç kişi arkadaşına windows upload eder?" diye :) saolsun çok seviyor beni..
bir arkadaşla konuştum bugün, gitmiş microsoft sertifikası için kursa yazılmış. ücret olarak ne vericeksin dedim 9.000 lira dedi. çüş yani dedim o paraya ben dükkan açar, çark döndürmeye başlarım.. köfteci hiç fena olmazdı mesela. sahilde gayet sade bi şekilde, hurda minibüsün toparlanıp adam edilmesiyle oluşturulmuş, renklimi renkli, önünde 4-5 küçük masa etrafında tabureler, radyoda trt 4.. tezgahta ben, bi köfte ağzıma iki köfte ekmeğin arasına.. tek köfte değil heralde, tavuk, sucuk istiyene balık bile yaparım. "karı olsan seni alırdım" diyenlerden anlaşılıyor bu konudaki yeteneğim :)
haftasonu esra kızın nişanı oldu. hiç sevmem nişan, düğün, sünnet, cenaze, bayram ziyareti gibi ortamları.. gitmedim nişanada zaten, yazlıkta balık kovalamak daha cazip geldi. napim kalabalık ve gürültülü ortamlarda daralıyorum, geliyolar soldan soldan.. tebriklerimi burdan tekrar iletmek istiyorum. mesut, bahtiyar olsun sevdiğiyle, bir ömür boyu..
oda dağınık, tavanın benim bulunduğum kısma denk gelen yeri sapsarı sigara dumanından, laptopun iki tuşu yerinden çıkmış vaziyette, cdler desen aradığımı kesin bulamam.. düzene ihtiyacım var, acil..
geçen anneme bundan sonra pantalon giymicem hep eşortman takılcam dedim. bide tarifte bulundum; koyu renk, pantalonu aratmıcak şekilde kalın, görüntü olarak sade, üzerinde yazı veya marka olmayanından görürsen kap dedim.. sanki görürsen demedimde git bul al getir dedim, gitmiş bulmuş almış getirmiş.. saol anne ne istediğimi çok iyi kavramışsın..
artık pantalon yok..
_hüseyin
30 Ekim 2008
başlıksız
"hacı sayid baklavaları'nın sahibi 53 yaşındaki mehmet dinçerler, 1 milyon ytl fidye için kaçırıldı, polisin başarılı operasyonuyla bir günde kurtarıldı. 4 zanlı gözaltına alınırken, işadamı silivri'de bir depoda elleri zincirli, başına çuval geçirilmiş halde bulundu."
haberde sözü geçen depo rahmetli ali babanın kaldığı yer. ali babanın vefatından sonrada mesut kalmıştı bir süre. sonrasında mesut evine geri dönmüş, arada gidip kafamızı kırdığımız gizli mekanımız olmuştu bir nevi. mesuttan sonra iki gece bende kalmıştım orda. kafam çok güzeldi :)
o deponun lanetli olduğuna inanmaya başladık arkadaşlarla. daha önce iki kişi vurulmuş, ali baba ve orda daha önce kalan başka birisinin ailesi dağılmış, sonrasında mesut orda kalırken keçileri kaçırma raddesine gelmişti. jandarmanın defalarca yaptığı uyuşturucu baskınları ise cabası.
enteresan..
_hüseyin
19 Ekim 2008
başlıksız
viski, içiyorum tık yok.. rakı, içiyorum tık yok.. bira, içiyorum 5-6-7-8 gidiyorum.. tık yok.. aslında tık var ama yetersiz.. nedenki onu aramayım? içiyorum onu, daha ötesi yok diyorum..
kötü, illegal.. öyle demiş büyüklerimiz.. ama insanım ben herşeyi istiyorum, derine indikçe yüzeye çıkmak zorlaşıyor.. zorlaşmıyor, zorlaştırılıyor..
eğer ki bu bir politikaysa.. sonuna kadar hayır..
seviyorum, ötesi var mı?
_hüseyin
16 Ekim 2008
başlıksız
biri bozuk diğeri çıkmayan köpek dişlerime ilerde yaptırmayı düşündüğüm şekil. blog aleminde denk geldi fotoğraf, tam olarak kafamdaki şey. ilk iş el üstüne balık dövmesi, yakın bir gelecekte olucak..
akşam oltamın üstüne ağ atan balıkçıları şikayet ettim sahil güvenliğe. biri diğerine yönlendirdi diğeri abuk subuk sorular sordu kızdım kontürüm boşa gidiyor diye çıkıştım tamam ilgilenicez dediler. ilgilenmeleri durumunda ki sanmıyorum ilgilensinler, balıkçıları uyandırıp potansiyel düşman edinmeyim korkusuyla hemen olay mahalinden uzaklaştım. allah belalarını versin.. versin ki taşların üstünde gördükleri bebe levreklerin peşlerine düşmesinler.. güzelim takımı kopardım ağa taktırıp, sarıkanatıda almıştım, gaza gelmiştim, bütün tadımı kaçırdılar..
bu sezon biraz fazla balıkçılık yapıyorum, güzelde tutuyorum.. birde olayın sosyal boyutu var, ışığı gören yanaşıyor direk kanka modundayım gelenlerle. çoğunluk bizim kızanlardan, sokaklar doğu kökenli vatandaş doluyken balık peşine düşen pek yok, birazda genetik sanırım.
_hüseyin
14 Ekim 2008
uyanma vakti
"düşünüyorum da, hayatımın 30 yılını geride bıraktım, bu 30 yıl boyunca hep birşeyler olmaya çalıştım. birşeyleri iyi yapmak istedim, teniste iyi olmak istedim ve okulda ve notlarımda. ve hayata hep şöyle bir perspektiften baktım: şu halimle yeterli değilim ama, eğer şu işte iyi olabilirsem.. şimdi farkettim ki bu oyunu yanlış anlamışım. çünkü oyunun amacı, zaten olduğum şeyi bulmakmış."
anlattıkları kadar varmış.. din kandırmacasından giriyor, verilen vatandaşlık numarasının devamının geleceğini bir taraflarımıza çip takmayı planlayanlar olduğunu ve amaçlarını teker teker anlatıyor.. geçtiğimiz haftalarda indirdim daha yeni fırsat buldum izlemeye.
kurtlar vadisinde benzer konuşmalar geçmişti bu hafta. "korku yaratmazsan devleti yönetemezsin."
filmin sözlük yorumları için buraya, torrent aracılığıyla filmi indirmek için buraya, altyazı içinde tam buraya klik.
ps: çipli kimlik kartları kullanılmaya başlanmış yeni okudum..
_hüseyin
13 Ekim 2008
06 Ekim 2008
cepten post
çok daraldım, birazda üşüttüm boğazım acıyor. aşağısı lodos denizden ayrı zaman geçmek bilmiyor.. genel olarak sıkıcı, muhabbetler kısır. bu gece can bir başka sıkkın.. fazla uzatmadan demeli.
belki..
_hüseyin
28 Eylül 2008
başlıksız
atıl aykaya candır, takip edilmeli..
dün kuzu operasyonu yattı, bugün lüfer organizasyonu var. tahmini 2 saat içinde start alıcak. benimde içinde bulunmam gereken bir tekne ve beni bekleyen tayfa var. fazla gecikmemeli, duş alıp yollanmalı. uykusuz bir gece, biraz bloğa ekleme, biraz belgesel, biraz sohbet.. sabah oldu, güne başlamalı ;)
_hüseyin
yazar?
sıcak bir temmuz gününde doğdu, ardından yavaş yavaş büyümeye başladı. balık tutmasını öğrendiği günden beri yalnız kalmaktan korkmuyor. şimdilerde gündüz ile arası açık olsada biliyor ki hayatı karanlığa hapsetmek normal bir davranış değil. birde köpekleri çok seviyor.
FEED |
BLOGGER |
GET FIREFOX } eha - psyradio -sofaspace - bobiler - wikipedia - zoque - pilli network - balık avı ~ L P U

